mtu1owjkzjfjmjc2odgADANA GEZİ ROTASI

Süre: Toplam yürüyüş mesafesi 2 kilometre olsa da güzergah boyunca yer alan tüm noktaların keyifle gezilmesi için 6 saat ayırmakta fayda vardır.
İçerik: Güzergah Adana’nın belli başlı tarihi-turistik yapı ve müzelerinin çoğunu kapsamaktadır.

Turumuza Merkez Park’ta yer alan Dev Yerküre’den başlayabiliriz. Merkez Park Adana’nın kozmopolit yapısını izlemek için bire birdir. Park, futbol maçı oynayan Suriye’li mültecilerden, geniş aileleriyle piknik yapan doğulu ailelere; kulaklıklarıyla koşu yapan kentli genç erkek ve kadınlardan, gitar çalıp muhabbet eden okullu gençlere memleketten insan manzaraları sunar. Parkın güney ucunda Sabancı Merkez Cami’ne gidiyoruz. Caminin inşaatı finansal sıkıntılardan dolayı yarım kalınca Sabancı ailesi tarafından finanse edilerek adına “Sabancı” sıfatını eklemiştir. Klasik Osmanlı Mimarisiyle inşa edilen ve Selimiye ve Sultahmet Cami’nden esinlenilerek tasarlanan cami Türkiye’nin en büyük camisi olarak Adana siluetinde yerini 1998’de almıştır. Parkın güney batı ucunda yer alan ve Merkez Cami’nin yanında cüce kalan Adana Arkeoloji Müzesi hali hazırda yeni müze binasına taşınmak üzere gün saymakta olduğundan kapalıdır. Eski Milli Mensucat fabrikasının restorasyonu sonucu inşa edilen Yeni Adana Müzesi’nde, Arkeoloji ve Etnografya Müzeleri aynı çatı altında birleşecektir. Aynı zamanda on yıllardır depolarda bekleyen arkeolojik parçalar ve Adana tarım ve sanayisine ait tarihsel öğeler de sergilenecektir. Müzenin hemen karşısında yer alan Hacı Ömer Sabancı Kültür Merkezi(4) Adana Devlet Tiyatrosuna ev sahipliği yapmaktadır. İsterseniz akşam için bir oyuna bilet alabilir ya da yapının içerisindeki İl Halk Kütüphanesinde vakit geçirebilirsiniz. Bu iki yapı arasından geçen D-400 karayolu tarihi İpek Yolu’nun ta kendisi olmakla beraber, Eski Adana’yla Yeni Adana arasında keskin bir sınır oluşturur. Yeni Adana diye tabir edilen Merkez Parkın da içinde yer aldığı semtler 1960lardan itibaren kente dahil olmuştur. Buradan Seyhan Caddesi boyunca devam ettiğiniz zaman yolun sağında tarihi Adana konaklarını görebilirsiniz. Sırasıyla, Atatürk’ün Adana seyahatinde konakladığı Atatürk Bilim ve Kültür Müzesini ve Türk sinemasındaki Adanalı karakterlere vurgu yapan Adana Sinema Müzesini gezebilir, Bosnalı Salih Efendi Konağı’nın (Otel Bosnalı) terasında bir şeyler içebilirsiniz. Bu noktada yolun karşısına geçip tarihi M.S. 4 YY’ dayanan Adana’nın simgesi Taş Köprü’de bir yürüyüş yapmadan olmaz. Taşköprü, 6 yıl önce restore edilip sadece yaya trafiğine açılmadan önce, dünyada araç trafiğine açık en eski köprü olarak anılıyordu. Köprünün az ilerisindeki şık bina, şimdi Adana Kültür ve Sanat merkezi olarak kullanılan Tarihi Kız Lisesi Binası. Bina, sergi ve sanat atölyesi çalışmaları için kullanıldığı gibi Mehmet Baltacı Fotoğraf Müzesi, eski haliyle korunmuş bir derslik ve Adana kitaplarından oluşan bir kütüphaneye de ev sahipliği yapıyor. Kız Lisesi ile başlayıp bundan sonraki tarihi duraklarımızın neredeyse tamamı Ramazanoğlu Beyliğinden kalma vakıf eserlerinden oluşuyor. Kız Lisesi’nden yolun karşısına geçerek Kızılay Caddesine ulaştığınızda sağınızda başlangıcı neolitik döneme kadar uzanan ayrıca Kilikya’nın en eski yerleşim birimi Tepebağ Höyüğü, solunuzda ise Anadolu Beylikleri arasında en uzun ömürlülerinden biri olan Ramazanoğlu beyliğinin Saray binalarını içeren külliyesi bulunmaktadır. Cadde boyunca 200 metre kadar yürüdükten sonra Ulu Cami Külliyesi karşınıza çıkacaktır. 16 YY’dan kalma, içerisinde Adana’nın en görkemli yapılarını barındıran Külliye; Cami, Medrese Binası, Beylik Saray selamlığı (bugün ancak izleri bulunmaktadır.), Beylik sarayı Harem binası (Ramazanoğlu Konağı), Hamam, mescitten ve Türbeden oluşmaktadır. Külliyedeki görkemli eserler arasında adı gibi ‘küçük’ duran mescidin (Küçük Mescit) Adana tarihi açısından önemi Ramazanoğlu Beyliği tarafından yaptırılan ilk eser olmasıdır(1493). Daha sonra Adana’nın ilk valisi Ziya Paşa’nın mezarı da bu alan içerisine yapılmıştır (1880). Ramazanoğlu Beyliği’nin eski sarayı üzerinde kurulmuş Ramazanoğlu Konağı ve beyliğin başyapıtı, çinilerle donatılmış Ulu Cami’ne ev sahipliği yapmaktadır. Konak şimdilerde Çukurova Üniversitesi Kültür Merkezi olarak hizmet vermektedir. Halen ayakta olan türbe ve biraz dinlenmek için mola verebileceğiniz, kafeterya olarak işletilen medrese binasına ek olarak Ramazanoğulları Saray Selamlığı binasının kalıntılarını da içeren , Tuz (pazarı) Hanı’nın restorasyonu devam etmektedir. Parkın içinde geçtiğiniz zaman karşınıza 32 metre yüksekliğiyle Türkiye’nin en uzun saat kulesi olan Büyük Saat çıkacaktır. Saat Kulesi 1882’de Vali Abidin Paşa tarafından yaptırılmış. Kule’nin hemen bitişiğinden güneye ara sokaklara dalarak Kazancılar Çarşısı’nda (13) kaybolmak eski Adana’ya ait hoş enstantaneler verecektir. Şimdilerde burada çarşıya ismini veren az sayıda “bakırcı” esnafı kalsa da özellikle Adana’nın tarihi şekerlemecilerinin bir arada bulunduğu mahalleden sevdiklerinize hediye olarak Adana’ya özgü “cezerye” almak iyi bir fikir olabilir. Kazancılar ile Güney Kuşak bulvarı arasında kalan bölümde Ramazanoğlu beylik dönemi ve devamında Osmanlı döneminden kalma çeşitli tarihi eserler bulunmaktadır. Bunların içinde en görkemlisi bugüne kadar ayakta kalmış, bugün atıl vaziyette duran, 1720 yılına tarihlenen Yeni Hamam’dır. Kentin belli başlı tüm noktalarını görmenin verdiği keyifle artık Adana kebabın muhtemelen doğum yeri olan bu mahallede Tarihi Kazancılar Kebapçısı’nda bir kebap ziyafetine oturmanın sırası gelmiştir. Unutmadan, her Pazar sabaha karşı bu sokaklar geleneksel ciğer kahvaltısı için erkencileri ve akşamdan kalmaları ağırlar.

Help us improve the translation for your language

You can change any text by clicking on (press Enter after changing)